İçeriğe atla
  • 30 Konu
    31 İleti
    [image: googlelogo_color_272x92dp.png]
  • 25 Konu
    157 İleti
    bu güzel paylaşımdan ötürü teşekkürler emegine saglık
  • Kelime anlamlarını Tİ`ye alabileceğiniz bir bölümdür.

    4 4
    4 Konu
    4 İleti
    Bilinçaltının Bilinmeyen Özellikleri ..? Size birazdan bahsedeceğim özellikler bilinçaltımızı daha iyi tanımamıza olanak sağlayacak. Bu özellikleri öğrenir ve iyi algılarsak yaşamımızı daha nitelikli ve istediğimiz gibi yaşarız. Aksi takdirde hayatımızın kontolünü kolay kolay elimizde tutamayız. Bilinçaltı geçmişi kendine referans alır: Bilinçaltımız; bir durum, nesne, kişi ya da olay ile karşılaştığında arama motoru gibi, çok kısa bir zaman içinde hafızamızı tarayarak ilgili deneyimlere ulaşır. Bilinçaltının bu özelliği geçmişin günümüzü güçlü bir şekilde etkilemesine neden olur. Bilinçaltı olumsuz söylemleri algılayamaz: Çocuklarla olan iletişimde buna mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor. şayet ifadelerimizin bilinçaltını da kapsayacak şekilde etkili olmasını istiyorsak bu kesinlikle olumlu olmalı. Misal, “yeşil araba düşünme” dediğimizde alt beyin bölgesi bilinçten bağımsız olarak hemen yeşil bir araba imgelemeye çalışacaktır. şuan sizin de yaptığınız gibi. Bilinçaltı daima acıdan uzak kalmaya çalışır: Yani, genellikle yöntemi “kaç kurtul”dur. Her zaman sorun olabilecek negatif durumlardan bizi uzak tutmaya çabalar. Örneğin, eğer bir öğrenci ders çalışma süreçlerinde ailesiyle problem yaşamış ise, bilinçaltı onu dersten uzak tutmaya çalışır. Bilinçaltı yararlılık ilkesiyle çalışır. Diğer bir ifadeyle, çıkarcıdır. Söylemlerimizin bilinçaltını pozitif harekete geçirebilmesi için kesinlikle birinci ya da ikinci derecede kazanımlar ihtiva etmesi gerekir. Benzetmek gerekirse tavşanı kovalayan tazı gibidir. Bilinçaltının korumacı bir tavrı vardır. Bizim için tehdit oluşturabilecek bir durumda bilincin onayına başvurmadan hemen harekete geçer. Misal, ani durumlarda ortaya çıkan refleks davranışları. Bilinçaltı daima en uygun seçeneği tercih eder. Bunu, ölümü görüp kansere razı olmak şeklinde de açıklayabiliriz. Genellikle üçüncü bir seçeneği aramak yerine mevcut iki seçenek içinden uygun olanını tercih eder. Bu özellik psikolojik harpte çok kullanılan bir yöntemdir. Bilinçaltı her zaman eksik parçaları tamamlamaya çalışır. Yarım kalan işler ve süreçler beynimizi daima meşgul eder. Örneğin, sonu belirsiz diziler, yarım kalmış projeler gibi. Bu özellik ile psikolojik harpte bulanık ve eksik bilgiler bilinçaltının tamamlamasına bırakılarak insanların iç dünyasında istenmeyen negatif algılar oluşturulmaktadır. Bilinçaltı peşin olanı vadeliye tercih eder. Hep acelecidir, beklemeyi sevmez. Misal, çocuklarla yapılan bir araştırmada çocukların dörtte üçü, hemen verilen bir lokumu günün sonunda kazanılacak iki lokuma tercih etmişlerdir. Bilinçaltı daima ihtiyaçları karşılamaya çalışır. Günümüzde tüketim toplumunda kişilerin bilinçaltlarını tüketime yöneltebilmek için sanal ihtiyaçlar üretilir. Örneğin gerekli olmadığı halde günlük olarak vitamin hapları kullanmak, kullanmayacağımız özelliklerle donatılmış cep telefonları satın almak. Bilinçaltı problemleri çözmeye uğraşır. Size güzel bir tavsiye, eğer bilinçaltınızın bir konu ile ilgilenmesini istiyorsanız onu bir problem haline dönüştürün; bütün var gücüyle ona yönelecektir. Suni problemler ile insanların zihinlerinin gereksiz meşgul edilmesi psikolojik harbin en etkili yöntemlerindendir. Bilinçaltı tasarruf ilkesiyle çalışır: Başka bir ifadeyle tembeldir. Az emekle çok yemek peşindedir. Bilinçaltı eşleşmeler aracılığıyla öğrenir. Yeni bir bilgi için yeni bir dosya açmak yerine onu zihnimizde var olan eski bir bilgi ile eşleştirir. Psikolojik harpte, bilinçaltında önce negatif bir imaj oluşturulur. Bilinçaltı daima genellemeler yapar. Özel olaylardan hareketle genel yargılara ulaşır. Sonraki aşamalarda dünyayı bu genellemeler neticesinde oluşmuş ön kabullerle algılar. Otoriter rejimler eğitim sürecinde öğrencilerin bilinçaltında bu tür genellemeler aracılığıyla ön kabuller oluşturmaya çalışır.
  • Aşkın ve sevginin konuşulduğu şairlerin, yazarların kaleminden dökülen ve aşkın tartışıldığı sevgi forumu.

    20 20
    20 Konu
    20 İleti
    [image: 1774893392190-9876575e270b1b90f2fcb1699926863a.jpg]
  • 4 Konu
    4 İleti
    [image: 1774807315967-hbclfrm.jpg] Bugün, Türk halk müziğinin belki de en çok sevilen, en çok dinlenen ama ardındaki hikayesiyle en çok merak uyandıran eserlerinden birini masaya yatırıyoruz: Mihriban. Kim bu Mihriban? Gerçek bir insan mı, yoksa bir sembol mü? Bu türkünün sözleri nasıl bu kadar derin, melodisi nasıl bu kadar sarsıcı olabiliyor? Gelin, Abdurrahim Karakoç’un o eşsiz kaleminden çıkan bu şaheserin izini sürelim. Mihriban Kimdir? Bu, Türk müziğinin en büyük bilmecelerinden biridir. Şiirin şairi, büyük usta Abdurrahim Karakoç, hayatı boyunca bu soruya net bir cevap vermemiştir. Ancak röportajlarında ve anılarında, Mihriban’ın gerçek bir kişi olduğunu doğrulamıştır. Karakoç, gençlik yıllarında memleketi Kahramanmaraş’ta bir kıza sevdalanır. Aileler arasında görüşmeler olur, ancak kızın ailesi bu evliliğe razı olmaz. Şairin bu imkansız aşk karşısındaki çaresizliği ve derin üzüntüsü, yıllar sonra dökülür kağıda. "Mihriban", aslında o kızın gerçek adı değildir; şair, onun kimliğini korumak için bu takma adı kullanmıştır. ️ Şiirin Hikayesi Karakoç, "Mihriban" şiirini tek bir seferde yazmamıştır. İlk kıtalar, o aşkın sıcaklığıyla, gençlik yıllarında kaleme alınmıştır. Aradan yıllar geçer, Karakoç evlenir, çoluk çocuğa karışır. Ancak o eski aşkın ateşi, içinde hep bir kor gibi kalır. Yıllar sonra, bir gün o eski sevgilisinden bir mektup alır. Mektupta, "Beni unuttun mu?" diye sorulmaktadır. Karakoç, bu mektubun üzerine, şiirin o meşhur ve yürek burkan son kıtalarını ekler: "Mektup yazdım hasan'a, ha hasan'a ha sana / Mektubun gelmedi ki hasretim söne..." Bu mısralar, sadece bir aşkın değil, zamanın geçişinin, hayatın getirdiği zorunlulukların ve insanın içindeki o hiç sönmeyen umudun çığlığıdır. ️ "Unutmak Kolay Mı?" Mihriban’ın hikayesi, sadece bir karşılıksız aşk hikayesi değildir. Aynı zamanda, insanın kendi iç dünyasıyla, anılarıyla ve geçmişiyle yüzleşmesinin hikayesidir. Şiir, "Unutmak kolay mı?" sorusunu sorarken, aslında cevabını da içinde barındırır: Hayır, gerçek bir aşk asla unutulmaz. Türkünün O Meşhur Sözleri Sarı saçlarını deli gönlüme Bağlamışım, çözülmüyor Mihriban Ayrılıktan zor belleme ölümü Görmeyince sezilmiyor Mihriban Mektup yazdım Hasan'a, ha Hasan'a ha sana Mektubun gelmedi ki hasretim söne Görmeyince, seni bende bir başka Bir hüzün ki, sorma gitsin Mihriban Sizin Mihriban'ınız Kim? Hepimizin hayatında, belki de "Mihriban" diyebileceği, unutamadığı, yüreğinin bir köşesinde sakladığı biri vardır. Sizin de hikayesini anlatmak istediğiniz, bu türküyü dinleyince aklınıza gelen biri var mı? Ya da bu türküyü en çok kimin sesinden dinlemeyi seviyorsunuz? Yorumlarda buluşalım, bu ölümsüz aşkın hikayesini birlikte yaşatalım. Keyifli forumlar dilerim!
  • 27 Konu
    27 İleti
    [image: 1775413483008-1651b1bc-d93e-4e58-a2cb-86b4bea21f5a.jpg] [image: 1775411061745-alienvault-otx-logo.png] #anchor(Pulsedive ve AlienVault OTX: Topluluk Tabanlı İstihbarat Paylaşımı​) Giriş: Siber Bağışıklık Sistemi Tıpta "sürü bağışıklığı" ne ise, siber güvenlikte de "Topluluk Tabanlı İstihbarat" odur. Bir virüsün biyolojik yapısını çözen bir doktor, bu bilgiyi diğer tüm doktorlarla paylaşırsa, virüs daha fazla yayılamadan durdurulur. Siber dünyada da mantık aynıdır: Bir banka yeni bir fidye yazılımı (Ransomware) IP adresini tespit ettiğinde, bunu diğer kurumlarla paylaşmalıdır. Eskiden kurumlar "Hacklendiğimiz duyulmasın" korkusuyla verilerini gizlerdi. Ancak saldırıların sofistike hale gelmesi, %(#ff0000)["Biri Hepimiz İçin"] anlayışını zorunlu kıldı. İşte bu paylaşımı sağlayan, dünyanın en büyük iki açık istihbarat platformu %(#ff0000)[AlienVault OTX] ve %(#ff0000)[Pulsedive]'dır. %(#000000)[AlienVault OTX: Dünyanın En Büyük Nöbetçi Kulesi] AT&T Cybersecurity çatısı altında bulunan %(#ff0000)[AlienVault OTX (Open Threat Exchange)], 140 ülkeden 200.000'den fazla katılımcının anlık veri paylaştığı devasa bir platformdur. %(#ff0000)["Pulse" (Nabız) Mantığı​] %(#ff0000)[OTX'te veriler "Pulse" adı verilen paketler halinde paylaşılır. Bir Pulse şunları içerir:] %(#ff0000)[Saldırının Adı:] Örn: "Log4j Tarama Girişimleri" %(#000000)[Referanslar:] Blog yazıları, analiz raporları. %(#000000)[IoC'ler (Indicators of Compromise):] Saldırganın IP adresleri, zararlı dosya Hash'leri (MD5/SHA256), Domainler. %(#ff0000)[Nasıl Kullanılır?] Bir güvenlik analisti, sabah işe geldiğinde OTX'e girer ve sektöründeki (Örn: Finans) son Pulse'lara bakar. Eğer "APT29 Finans Saldırısı" diye bir Pulse görürse, içindeki 50 adet kötü amaçlı IP adresini tek tıkla indirip (veya API ile otomatik çekip) güvenlik duvarına "Engelle" kuralı olarak ekler. Böylece saldırı henüz kendisine gelmeden önlemini almış olur. %(#000000)[Pulsedive: İstihbaratı Zenginleştirmek​] OTX daha çok bir "Kütüphane" gibiyken, Pulsedive hem bir kütüphane hem de aktif bir "Analiz Laboratuvarı"dır.Pulsedive'ın farkı, sadece "Bu IP zararlı" demesi değil, "Neden zararlı?" sorusunu yanıtlamasıdır. Risk Skorlaması: Bir göstergeyi (Indicator) sorguladığınızda, ona 0 ile 100 arasında bir risk puanı verir. Zenginleştirme (Enrichment): O IP adresinin hangi ülkeye ait olduğunu, hangi portlarının açık olduğunu, SSL sertifikasının kime ait olduğunu ve geçmişte hangi saldırılarda kullanıldığını tek ekranda gösterir. Aktif Tarama: Şüpheli bir URL'i Pulsedive'a verdiğinizde, sizin yerinize güvenli bir ortamda (Sandbox) o siteye gider, ekran görüntüsünü alır ve zararlı olup olmadığını test eder. Kalabalığın Gücü (Crowdsourcing) vs. Gürültü (Noise)​ Topluluk tabanlı istihbaratın en büyük avantajı Hızdır. Dünyanın bir ucundaki analist tehdidi bulduğu anda siz de öğrenirsiniz.Ancak en büyük dezavantajı Yanlış Pozitiflerdir (False Positives). Senaryo: Tecrübesiz bir analist, Google'ın DNS IP'sini (8.8.8.8) yanlışlıkla "Zararlı" olarak OTX'e yükleyebilir. Eğer siz bu veriyi sorgusuz sualsiz güvenlik duvarınıza eklerseniz, tüm şirketinizin interneti kesilebilir. Çözüm: İstihbarat analistinin görevi, topluluktan gelen veriyi "Güvenilirlik Puanına" göre filtrelemektir. Sadece "AlienVault Onaylı" veya yüksek güven puanına sahip Pulse'ları kullanmak bu riski azaltır. Entegrasyon ve Otomasyon​ Bu platformların gerçek gücü API (Application Programming Interface) entegrasyonunda yatar. Modern bir SOC (Güvenlik Operasyon Merkezi) ekibi, bu sitelere manuel olarak girmez.SIEM (Log Yönetimi) ürünleri, her 15 dakikada bir OTX ve Pulsedive API'larına bağlanır, yeni IoC'leri çeker ve ağ trafiğini bu listeyle karşılaştırır. Eşleşme olursa alarm çalar. Sonuç​ Pulsedive ve OTX, siber güvenliğin demokratikleşmesidir. Milyon dolarlık bütçesi olmayan küçük bir şirket bile, bu ücretsiz platformlar sayesinde arkasında binlerce kişilik global bir istihbarat ordusunun gücünü hissedebilir. Paylaşılmayan istihbarat, ölü istihbarattır.
  • Yazılım geliştirme, güvenli kodlama ve modern programlama dilleri üzerine teknik tartışmalar, projeler ve çözüm paylaşımları.

    4 4
    4 Konu
    4 İleti
    C# 12 (.NET ve C# 13 (.NET 9), dilin temel yeteneklerini geliştirirken; bellek yönetimi, koleksiyonlar ve nesne oluşturma süreçlerine büyük yenilikler getirdi. 1. Primary Constructors (C# 12)​ C# 12 ile gelen en popüler özelliklerden biri. Artık sınıflar ve yapıların (struct) parametrelerini doğrudan sınıf isminin yanında tanımlayabiliyoruz. Bu, bağımlılık enjeksiyonu (DI) ve özel alan (field) atama işlemlerini çok daha sade hale getiriyor. Eski Yöntem: public class Person { private readonly string _name; public Person(string name) { _name = name; } } C# 12 (Yeni): public class Person(string name) { public string Name => name; } 2. Params Collections (C# 13).​ Yıllardır kullandığımız params anahtar kelimesi sadece dizilerle (Array) sınırlıydı. C# 13 ile artık IEnumerable<T>, List<T> ve ReadOnlySpan<T> gibi tiplerle de params kullanabiliyoruz. Bu, bellek optimizasyonu için kritik bir adım. // Artık List tipinde params alabiliyoruz public void Listele(params List<string> urunler) { /* ... */ } 3. Collection Expressions (C# 12) Diziler, listeler veya Span'lar oluştururken kullanılan farklı söz dizimlerini tek bir standartta toplar. Köşeli parantez [] kullanımı ile kod daha temiz görünür. // Eskiden: int[] sayilar = new int[] { 1, 2, 3 }; int[] sayilar = [1, 2, 3]; List<string> isimler = ["Ali", "Veli", "Ayşe"]; // Spread Operatörü (..) ile dizileri birleştirme int[] ekleme = [0, ..sayilar, 4]; // [0, 1, 2, 3, 4] 4. Yeni "lock" Tipi (C# 13)​ C# 13, eşzamanlı (concurrency) programlamada kilitlenmeleri yönetmek için yeni bir System.Threading.Lock nesnesi getirdi. Eski object tabanlı kilitlere göre çok daha performanslı ve "thread-safe" bir yapı sunuyor. private readonly System.Threading.Lock _anahtar = new(); public void VeriGuncelle() { lock (_anahtar) // Yeni Lock nesnesi ile daha hızlı kilitlenme { // Kritik işlemler } } 5. Alias Any Type (C# 12) Artık using anahtar kelimesini kullanarak sadece sınıflara değil, tuple (demet) veya pointer gibi herhangi bir tipe takma ad verebilirsiniz. using Koordinat = (int x, int y); Koordinat konum = (10, 20); C# 12 vs C# 13: Temel Farklar​ Özellik C# 12 (.NET C# 13 (.NET 9) Odak Noktası Kod sadeliği ve hız. Performans ve esneklik. Yenilik Primary Constructors Params Collections Dizi Yönetimi Collection Expressions ([]) Index From End in Object Initializers Sonuç​ C# 12 ve 13 ile birlikte dil, daha az kodla daha çok iş yapabilen, modern bir yapıya büründü. Özellikle Primary Constructors ve Collection Expressions, günlük kod yazma alışkanlıklarınızı tamamen değiştirecek güçte. Bu özellikleri kullanmak sadece kodunuzu kısaltmakla kalmaz, aynı zamanda .NET runtime'ın sunduğu en son performans optimizasyonlarından da yararlanmanızı sağlar.
  • Dünyadan ve Türkiye'den en güncel teknoloji gelişmeleri, akıllı cihazlar, donanım incelemeleri, yapay zekâ ve inovasyon haberleri burada paylaşılır.

    39 39
    39 Konu
    39 İleti
    [image: nizam-3.jpeg] TC. Kültür Bakanlığı ve Sinema Genel Müdürlüğü destekli SESAM (Sinema Eser Sahipleri Meslek Birliği) geçtiğimiz hafta iki gün boyunca bir sempozyum düzenledi. Çok değerli konuşmacıların alanında paha biçilemez bilgiler paylaştığı bu sempozyumun en kayda değer yanı, katılımcı sayısının iki elin parmakları kadar oluşuydu. Bir Yapay Zekâ’dır gidiyor. Nedir bu Yapay Zekâ? İki günün sonunda okuyucularımıza tanımı yapılacak olsa şunu derdim: Yapay Zekâ, insanoğlunun geçmişten bugüne dek yazdığı, çizdiği, tasarladığı, düşüncelerini kayda geçirdiği her şeydir. Burada belirleyici olan insanın kendisi. Komutu veren insan, isteyen ve yap diyen insan, dur dediğinde duran, sil dediğinde silen bir araçtır Yapay Zekâ. Amerika ve Kanada’da telif hakları meselesi gündeme geldiğinde Yapay Zekâ bir araç olarak kabul edilmiş ve telif hakkını yaratıcı insana vermiştir. Yani motivasyon kaynağı kimse ‘o’dur. Peki yapay Zekâ sanatçı olabilir mi? Ya da sayılabilir mi? Hayır. Yapay Zekâ bir taklitçidir. Usta bir taklitçidir ama fırçayı tutan ressam gibi “yaratıcı” zekâya sahip değildir. Komut ile çalışır. Hayatımıza bilgisayarın girdiği andan itibaren bilginin işleyişi farklı bir kulvara kaydı. Bilgi birikimi denen kavram insanlık tarihi ile başlar. Milyonlarca yılı içerir. Dünün ve bugünün bilgisinin altında milyonlarca yıllık evrim yatar. Sorun nedir peki? Bilgiyi işlemek. Bilgiyi işleme becerisi. ve 16. yy. Rönesans ve Reform dönemi kırılma noktasıdır insanlık tarihinde. Bunu 17. yy. Bilim Devrimi, 18 yy. Sanayi Devrimi takip etti. 21. yy. ise insanoğlunun kendi beynini makinelere teslim ettiği dönemdir. Korkmalı mıyız? Belki! Isac Asimov’un 3.000’li yıllarda geçen ve geleceğimizi anlattığı olağanüstü değerli romanların birinde şöyle bir diyalog geçer: Yapay Zekâ robotları kendi aralarında konuşur; “İnsanlar 2×2’nin 4 ettiğini öğrenmişler. Bu insanlar gelecekte bizim yerimize geçebilirler.” Ben evrime kırk yıldır hep şu anlamı yükledim: “Evrim, insanın kendini ve evrenini yok etmek için kurgulanmış bir doğa gerçeğidir.” Zaman kavramını kısaca yazayım ki evrim ve evrimsel süreç daha iyi anlaşılsın. 1.500 yılda alınan yol son 50 yılda, son 50 yılda alınan yol ise 5 yılda aşıldı. Gelecek 5 yıl sonra neler olacağını kestirmek bile zor. Bildiğimiz şey ise sonumuz. Sevgiyle – Dostlukla… NİZAM EREN YAZDI: SİNEMA VE YAPAY ZEKÂ SEMPOZYUMU -1 yazısı ilk önce Marjinal Sinema Kültür üzerinde ortaya çıktı.
  • 9 Konu
    24 İleti
    @GeceMısrası beğendiğinize sevindim güzel şeyler gelece yakında
  • 13 Konu
    14 İleti
    [image: 1775507371964-38cf0583-67e1-4b11-9bea-1521bb770197.jpg] Avrupa Merkezciliğin Kırılması Geleneksel felsefe tarihi anlatısı genellikle "Miletli Thales ile başladı" diyerek Antik Yunan’ı mutlak bir başlangıç noktası olarak belirler. Ancak modern çalışmalar, bu anlatının eksik olduğunu kanıtlıyor. Doğu-Batı Geçişkenliği: Hint, Çin ve Mezopotamya düşünce sistemlerinin Antik Yunan üzerindeki etkisi artık daha fazla vurgulanıyor. Küresel Perspektif: Felsefe tarihi, "Batı felsefesi" olmaktan çıkıp, insanlığın ortak akıl yürütme mirası olarak yeniden kurgulanıyor. "Gölgede Kalanlar": Kadın Filozofların Keşfi Felsefe tarihi yüzyıllar boyunca "Büyük Adamlar"ın tarihi olarak sunuldu. Oysa son yıllardaki arşiv çalışmaları, felsefi tartışmalara yön vermiş pek çok kadının ismini gün yüzüne çıkarıyor. Antik Dönemden Aydınlanmaya: Hypatia’dan Émilie du Châtelet’ye, Prenses Elisabeth’ten Mary Wollstonecraft’a kadar pek çok figür, sadece "ilham perisi" değil, sistem kurucu düşünürler olarak tarihteki yerlerini alıyor. Kanunların Genişlemesi: Felsefe tarihi kitaplarının içindekiler kısmı, bu isimlerin felsefi argümanlarıyla birlikte yeniden dizayn ediliyor. Bilimsel ve Arkeolojik Bulgular Yeni bulunan el yazmaları (Papirüsler, kayıp parşömenler) filozoflar hakkındaki kabullerimizi kökten değiştirebilir. Örnek: Epikür veya Herakleitos’a ait olduğu yeni kanıtlanan bir fragman, o ekolün tüm ontolojisini farklı bir ışıkta görmemizi sağlayabilir. Dijital Beşeri Bilimler: Yapay zeka ve dijital tarama teknolojileri, okunamayan metinleri (örneğin Herculaneum papirüsleri) deşifre ederek bize "taze" antik metinler sunuyor. Kavramsal Evrim ve Dilin Dönüşümü Kelimelerin anlamları zamanla değişir. Bugün "demokrasi" veya "özne" dediğimizde anladığımız şey ile Platon veya Descartes’ın kastettiği şey aynı değildir. Anakronizmle Mücadele: Felsefe tarihini yeniden yazmak, geçmişin kavramlarını bugünün kalıplarına zorla sokmak yerine, onları kendi tarihsel bağlamında ama bugünün sorularıyla yeniden konuşturmaktır. Hermeneutik Yaklaşım: Her kuşak, kendi varoluşsal sancılarına cevap bulmak için metinleri yeniden yorumlar. Sonuç: Bitmeyen Bir İnşa Süreci Felsefe tarihini yeniden yazmak, geçmişi değiştirmek değil, geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırmak ve bakış açımızı genişletmektir. Tarih bir kez yazılıp biten bir tablo değil, her fırça darbesiyle derinleşen bir palimpsesttir. "Felsefe tarihi, felsefenin kendisidir." — Hegel Bu ilke uyarınca, felsefe yapmaya devam ettiğimiz sürece, onun tarihini de daha kapsayıcı, daha adil ve daha derinlikli bir şekilde yeniden yazmaya devam edeceğiz.