İçeriğe atla
  • 4 Konu
    4 İleti

    Selam millet! Ben Buse. Renkli bir kişilik olduğumu söylerler, umarım burada da güzel dostluklar kurarız.

  • Eğlence Ve Genel Forum

    Forum dışı, Eğlence, Forum Oyunları, Hayvanlar alemi ve daha bir çok kategorize konu bu forumda.

    24 Konu
    25 İleti
  • 16 Konu
    129 İleti

    16490de8e3cbd615b01759c32a58c601.jpg

    7e73d84574362f9c9802939c20225c60.jpg

    e267232723710c235199d5c60ed0583f.jpg

    b472ebf11c95d2320c3618407a3e1778.jpg

    2f409cd122c8ca54493fa7cca03edf26.jpg

    a5af19a5d9bc25858ec196a2070560be.jpg

    74724985375150c416802d615566e9dc.jpg

    898d13b0195b23819c7ec85ec09fa5ac.jpg

  • Düşünen Beyinler

    Kelime anlamlarını Tİ`ye alabileceğiniz bir bölümdür.

    4 Konu
    4 İleti

    Bilinçaltının Bilinmeyen Özellikleri ..?

    Size birazdan bahsedeceğim özellikler bilinçaltımızı daha iyi tanımamıza olanak sağlayacak. Bu özellikleri öğrenir ve iyi algılarsak yaşamımızı daha nitelikli ve istediğimiz gibi yaşarız. Aksi takdirde hayatımızın kontolünü kolay kolay elimizde tutamayız.

    Bilinçaltı geçmişi kendine referans alır: Bilinçaltımız; bir durum, nesne, kişi ya da olay ile karşılaştığında arama motoru gibi, çok kısa bir zaman içinde hafızamızı tarayarak ilgili deneyimlere ulaşır. Bilinçaltının bu özelliği geçmişin günümüzü güçlü bir şekilde etkilemesine neden olur.

    Bilinçaltı olumsuz söylemleri algılayamaz: Çocuklarla olan iletişimde buna mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor. şayet ifadelerimizin bilinçaltını da kapsayacak şekilde etkili olmasını istiyorsak bu kesinlikle olumlu olmalı. Misal, “yeşil araba düşünme” dediğimizde alt beyin bölgesi bilinçten bağımsız olarak hemen yeşil bir araba imgelemeye çalışacaktır. şuan sizin de yaptığınız gibi.

    Bilinçaltı daima acıdan uzak kalmaya çalışır: Yani, genellikle yöntemi “kaç kurtul”dur. Her zaman sorun olabilecek negatif durumlardan bizi uzak tutmaya çabalar. Örneğin, eğer bir öğrenci ders çalışma süreçlerinde ailesiyle problem yaşamış ise, bilinçaltı onu dersten uzak tutmaya çalışır.

    Bilinçaltı yararlılık ilkesiyle çalışır. Diğer bir ifadeyle, çıkarcıdır. Söylemlerimizin bilinçaltını pozitif harekete geçirebilmesi için kesinlikle birinci ya da ikinci derecede kazanımlar ihtiva etmesi gerekir. Benzetmek gerekirse tavşanı kovalayan tazı gibidir.
    Bilinçaltının korumacı bir tavrı vardır. Bizim için tehdit oluşturabilecek bir durumda bilincin onayına başvurmadan hemen harekete geçer. Misal, ani durumlarda ortaya çıkan refleks davranışları.

    Bilinçaltı daima en uygun seçeneği tercih eder. Bunu, ölümü görüp kansere razı olmak şeklinde de açıklayabiliriz. Genellikle üçüncü bir seçeneği aramak yerine mevcut iki seçenek içinden uygun olanını tercih eder. Bu özellik psikolojik harpte çok kullanılan bir yöntemdir.

    Bilinçaltı her zaman eksik parçaları tamamlamaya çalışır. Yarım kalan işler ve süreçler beynimizi daima meşgul eder. Örneğin, sonu belirsiz diziler, yarım kalmış projeler gibi. Bu özellik ile psikolojik harpte bulanık ve eksik bilgiler bilinçaltının tamamlamasına bırakılarak insanların iç dünyasında istenmeyen negatif algılar oluşturulmaktadır.

    Bilinçaltı peşin olanı vadeliye tercih eder. Hep acelecidir, beklemeyi sevmez. Misal, çocuklarla yapılan bir araştırmada çocukların dörtte üçü, hemen verilen bir lokumu günün sonunda kazanılacak iki lokuma tercih etmişlerdir.

    Bilinçaltı daima ihtiyaçları karşılamaya çalışır. Günümüzde tüketim toplumunda kişilerin bilinçaltlarını tüketime yöneltebilmek için sanal ihtiyaçlar üretilir. Örneğin gerekli olmadığı halde günlük olarak vitamin hapları kullanmak, kullanmayacağımız özelliklerle donatılmış cep telefonları satın almak.

    Bilinçaltı problemleri çözmeye uğraşır. Size güzel bir tavsiye, eğer bilinçaltınızın bir konu ile ilgilenmesini istiyorsanız onu bir problem haline dönüştürün; bütün var gücüyle ona yönelecektir. Suni problemler ile insanların zihinlerinin gereksiz meşgul edilmesi psikolojik harbin en etkili yöntemlerindendir.

    Bilinçaltı tasarruf ilkesiyle çalışır: Başka bir ifadeyle tembeldir. Az emekle çok yemek peşindedir.

    Bilinçaltı eşleşmeler aracılığıyla öğrenir. Yeni bir bilgi için yeni bir dosya açmak yerine onu zihnimizde var olan eski bir bilgi ile eşleştirir. Psikolojik harpte, bilinçaltında önce negatif bir imaj oluşturulur.

    Bilinçaltı daima genellemeler yapar. Özel olaylardan hareketle genel yargılara ulaşır. Sonraki aşamalarda dünyayı bu genellemeler neticesinde oluşmuş ön kabullerle algılar. Otoriter rejimler eğitim sürecinde öğrencilerin bilinçaltında bu tür genellemeler aracılığıyla ön kabuller oluşturmaya çalışır.

  • Aşk - Sevgi Forumları

    Aşkın ve sevginin konuşulduğu şairlerin, yazarların kaleminden dökülen ve aşkın tartışıldığı sevgi forumu.

    20 Konu
    20 İleti

    9876575e270b1b90f2fcb1699926863a.jpg

  • Hikayeler

    4 Konu
    4 İleti

    hbclfrm.jpg

    Bugün, Türk halk müziğinin belki de en çok sevilen, en çok dinlenen ama ardındaki hikayesiyle en çok merak uyandıran eserlerinden birini masaya yatırıyoruz: Mihriban.

    Kim bu Mihriban? Gerçek bir insan mı, yoksa bir sembol mü? Bu türkünün sözleri nasıl bu kadar derin, melodisi nasıl bu kadar sarsıcı olabiliyor? Gelin, Abdurrahim Karakoç’un o eşsiz kaleminden çıkan bu şaheserin izini sürelim.

    ✨ Mihriban Kimdir?
    Bu, Türk müziğinin en büyük bilmecelerinden biridir. Şiirin şairi, büyük usta Abdurrahim Karakoç, hayatı boyunca bu soruya net bir cevap vermemiştir. Ancak röportajlarında ve anılarında, Mihriban’ın gerçek bir kişi olduğunu doğrulamıştır.

    Karakoç, gençlik yıllarında memleketi Kahramanmaraş’ta bir kıza sevdalanır. Aileler arasında görüşmeler olur, ancak kızın ailesi bu evliliğe razı olmaz. Şairin bu imkansız aşk karşısındaki çaresizliği ve derin üzüntüsü, yıllar sonra dökülür kağıda. "Mihriban", aslında o kızın gerçek adı değildir; şair, onun kimliğini korumak için bu takma adı kullanmıştır.

    🖋️ Şiirin Hikayesi
    Karakoç, "Mihriban" şiirini tek bir seferde yazmamıştır. İlk kıtalar, o aşkın sıcaklığıyla, gençlik yıllarında kaleme alınmıştır. Aradan yıllar geçer, Karakoç evlenir, çoluk çocuğa karışır. Ancak o eski aşkın ateşi, içinde hep bir kor gibi kalır.

    Yıllar sonra, bir gün o eski sevgilisinden bir mektup alır. Mektupta, "Beni unuttun mu?" diye sorulmaktadır. Karakoç, bu mektubun üzerine, şiirin o meşhur ve yürek burkan son kıtalarını ekler:

    "Mektup yazdım hasan'a, ha hasan'a ha sana / Mektubun gelmedi ki hasretim söne..."

    Bu mısralar, sadece bir aşkın değil, zamanın geçişinin, hayatın getirdiği zorunlulukların ve insanın içindeki o hiç sönmeyen umudun çığlığıdır.

    ⚖️ "Unutmak Kolay Mı?"
    Mihriban’ın hikayesi, sadece bir karşılıksız aşk hikayesi değildir. Aynı zamanda, insanın kendi iç dünyasıyla, anılarıyla ve geçmişiyle yüzleşmesinin hikayesidir. Şiir, "Unutmak kolay mı?" sorusunu sorarken, aslında cevabını da içinde barındırır: Hayır, gerçek bir aşk asla unutulmaz.

    🎶 Türkünün O Meşhur Sözleri
    Sarı saçlarını deli gönlüme
    Bağlamışım, çözülmüyor Mihriban
    Ayrılıktan zor belleme ölümü
    Görmeyince sezilmiyor Mihriban

    Mektup yazdım Hasan'a, ha Hasan'a ha sana
    Mektubun gelmedi ki hasretim söne
    Görmeyince, seni bende bir başka
    Bir hüzün ki, sorma gitsin Mihriban

    💬 Sizin Mihriban'ınız Kim?
    Hepimizin hayatında, belki de "Mihriban" diyebileceği, unutamadığı, yüreğinin bir köşesinde sakladığı biri vardır. Sizin de hikayesini anlatmak istediğiniz, bu türküyü dinleyince aklınıza gelen biri var mı? Ya da bu türküyü en çok kimin sesinden dinlemeyi seviyorsunuz?

    Yorumlarda buluşalım, bu ölümsüz aşkın hikayesini birlikte yaşatalım.

    Keyifli forumlar dilerim!

  • 1 Konu
    1 İleti

    images (4).jpg

    Vaka Analizi: SolarWinds Saldırısının İstihbarat Perspektifiyle İncelemesi

    Giriş: "Mükemmel Fırtına"​

    2020 yılının sonlarında dünya, siber güvenlik tarihinin en karmaşık, en geniş kapsamlı ve en sinsi saldırılarından biriyle sarsıldı. ABD Hükümeti, Pentagon, Microsoft, Cisco ve binlerce dev şirket hacklenmişti. İşin korkunç yanı, saldırganlar içeri girmek için kapıyı kırmamışlardı; kapının anahtarını üreten fabrikayı ele geçirmişlerdi.

    Bu vaka analizi, SolarWinds (Sunburst) saldırısını teknik bir olay olarak değil, bir İstihbarat Başarısızlığı ve ardından gelen İstihbarat Zaferi perspektifinden inceleyecektir.

    1. Saldırı Vektörü: Tedarik Zincirini Zehirlemek

    Saldırının arkasındaki grup (İstihbarat analizlerine göre Rusya destekli APT29 / Cozy Bear), doğrudan hedeflere saldırmak yerine, bu hedeflerin kullandığı ortak bir yazılımı seçti: SolarWinds Orion. Bu yazılım, şirketlerin ağlarını izlemek için kullandığı, "Admin" yetkilerine sahip kritik bir araçtı.

    Sessizlik: Saldırganlar, SolarWinds'in yazılım geliştirme sürecine sızdı. Yazılımın kaynak koduna değil, derleme (build) sürecine müdahale ettiler (Sunspot zararlısı).
    Kamuflaj: Zararlı kod, SolarWinds'in kendi "Dijital İmzası" ile imzalandı. Bu sayede, müşterilerin antivirüsleri ve güvenlik duvarları bu güncellemeyi "Güvenli ve Resmi" olarak algıladı.

    2. İstihbarat Başarısızlığı: Neden 9 Ay Kimse Fark Etmedi?

    Saldırganlar Mart 2020'de sisteme girdi, ancak Aralık 2020'ye kadar kimse fark etmedi. Bu "Bekleme Süresi" (Dwell Time) inanılmazdır.

    Normalin İçinde Gizlenme (Blending In): Zararlı yazılım (Backdoor), komuta merkeziyle (C2) iletişim kurarken SolarWinds'in kendi protokollerini taklit etti (OAT protokolü).
    Sabır: Zararlı yazılım bilgisayara kurulduktan sonra hemen çalışmadı; analiz edilmediğinden emin olmak için 2 hafta "uyku modunda" bekledi. Bu, otomatik analiz araçlarını (Sandbox) atlatmak için geliştirilmiş bir karşı-istihbarat tekniğiydi.

    3. Keşif: Avcının Avlanması​
    Saldırıyı ortaya çıkaran ne FBI ne de NSA oldu. Bir siber güvenlik firması olan FireEye (Mandiant), kendi sistemlerinde bir anomali fark etti.

    Olay: Bir FireEye çalışanı, hesabına yeni bir cihazın kaydedildiğini gördü ve "Çift Faktörlü Doğrulama" (MFA) uyarısını şüpheli buldu.
    İstihbarat: FireEye, kendi "Red Team" (Saldırı Simülasyon) araçlarının çalındığını fark etti. Bu araçların çalınması demek, saldırganların dünyanın en iyi silahlarına sahip olması demekti. FireEye, itibarını kaybetme pahasına bu durumu dünyaya duyurdu ve Sorumlu İfşa (Responsible Disclosure) örneği sergiledi.

    4. Analiz ve Atfetme (Attribution)
    FireEye ve Microsoft'un istihbarat ekipleri birleşerek izi sürdü.

    Tersine Mühendislik: Zararlı DLL dosyası (SolarWinds.Orion.Core.BusinessLayer.dll) analiz edildiğinde, içindeki karmaşık kod yapısı ve C2 sunucularının (avsvmcloud[.]com) altyapısı, daha önce APT29 ile ilişkilendirilen tekniklerle (TTPs) örtüşüyordu.
    Stratejik Hedef: Saldırının hedeflediği kurumlar (Dışişleri Bakanlıkları, Nükleer Güvenlik Ajansı vb.), bunun maddi amaçlı bir suç örgütü değil, devlet destekli bir casusluk operasyonu olduğunu kanıtladı.

    5. Çıkarılan Dersler ve İstihbaratın Geleceği​
    SolarWinds vakası, siber güvenlik paradigmasını değiştirdi:

    Güvenme, Doğrula (Zero Trust): Artık "Güvenilir Tedarikçi" diye bir şey yoktur. İmzalı güncellemeler bile bir tehdit vektörü olabilir.
    Tehdit Avcılığı (Threat Hunting) Şarttır: Sadece alarmlara güvenmek yetmez. İnsan analistler, sistemde "hiçbir alarm çalmasa bile" anomali aramalıdır. FireEye bu saldırıyı, otomatik sistemleri sayesinde değil, meraklı bir analistin dikkati sayesinde buldu.

    Sonuç​
    SolarWinds, dijital dünyanın 11 Eylül'ü gibidir. Saldırganların ne kadar sabırlı, ne kadar yetenekli ve ne kadar derinlere inebileceğini gösterdi. Bu vaka, siber istihbaratın sadece "log okumak" olmadığını; düşman psikolojisini, tedarik zinciri risklerini ve karşı-istihbarat tekniklerini anlamak olduğunu tüm dünyaya öğretti.

  • Programlama

    Yazılım geliştirme, güvenli kodlama ve modern programlama dilleri üzerine teknik tartışmalar, projeler ve çözüm paylaşımları.

    4 Konu
    4 İleti

    C# 12 (.NET 😎 ve C# 13 (.NET 9), dilin temel yeteneklerini geliştirirken; bellek yönetimi, koleksiyonlar ve nesne oluşturma süreçlerine büyük yenilikler getirdi.

    1. Primary Constructors (C# 12)​

    C# 12 ile gelen en popüler özelliklerden biri. Artık sınıflar ve yapıların (struct) parametrelerini doğrudan sınıf isminin yanında tanımlayabiliyoruz. Bu, bağımlılık enjeksiyonu (DI) ve özel alan (field) atama işlemlerini çok daha sade hale getiriyor.

    Eski Yöntem:

    public class Person { private readonly string _name; public Person(string name) { _name = name; } }

    C# 12 (Yeni):

    public class Person(string name) { public string Name => name; }

    2. Params Collections (C# 13).​

    Yıllardır kullandığımız params anahtar kelimesi sadece dizilerle (Array) sınırlıydı. C# 13 ile artık IEnumerable<T>, List<T> ve ReadOnlySpan<T> gibi tiplerle de params kullanabiliyoruz. Bu, bellek optimizasyonu için kritik bir adım.

    // Artık List tipinde params alabiliyoruz public void Listele(params List<string> urunler) { /* ... */ }

    3. Collection Expressions (C# 12)
    Diziler, listeler veya Span'lar oluştururken kullanılan farklı söz dizimlerini tek bir standartta toplar. Köşeli parantez [] kullanımı ile kod daha temiz görünür.

    // Eskiden: int[] sayilar = new int[] { 1, 2, 3 }; int[] sayilar = [1, 2, 3]; List<string> isimler = ["Ali", "Veli", "Ayşe"]; // Spread Operatörü (..) ile dizileri birleştirme int[] ekleme = [0, ..sayilar, 4]; // [0, 1, 2, 3, 4]

    4. Yeni "lock" Tipi (C# 13)​

    C# 13, eşzamanlı (concurrency) programlamada kilitlenmeleri yönetmek için yeni bir System.Threading.Lock nesnesi getirdi. Eski object tabanlı kilitlere göre çok daha performanslı ve "thread-safe" bir yapı sunuyor.

    private readonly System.Threading.Lock _anahtar = new(); public void VeriGuncelle() { lock (_anahtar) // Yeni Lock nesnesi ile daha hızlı kilitlenme { // Kritik işlemler } }

    5. Alias Any Type (C# 12)
    Artık using anahtar kelimesini kullanarak sadece sınıflara değil, tuple (demet) veya pointer gibi herhangi bir tipe takma ad verebilirsiniz.

    using Koordinat = (int x, int y); Koordinat konum = (10, 20);

    C# 12 vs C# 13: Temel Farklar​

    Özellik C# 12 (.NET 😎 C# 13 (.NET 9)
    Odak Noktası Kod sadeliği ve hız. Performans ve esneklik.
    Yenilik Primary Constructors Params Collections
    Dizi Yönetimi Collection Expressions ([]) Index From End in Object Initializers

    Sonuç​

    C# 12 ve 13 ile birlikte dil, daha az kodla daha çok iş yapabilen, modern bir yapıya büründü. Özellikle Primary Constructors ve Collection Expressions, günlük kod yazma alışkanlıklarınızı tamamen değiştirecek güçte. Bu özellikleri kullanmak sadece kodunuzu kısaltmakla kalmaz, aynı zamanda .NET runtime'ın sunduğu en son performans optimizasyonlarından da yararlanmanızı sağlar.

  • Teknoloji & Donanım Haberleri

    Dünyadan ve Türkiye'den en güncel teknoloji gelişmeleri, akıllı cihazlar, donanım incelemeleri, yapay zekâ ve inovasyon haberleri burada paylaşılır.

    22 Konu
    22 İleti

    Logitech MX Master 4 İnceleme

    Tasarım: Tanıdık Ama Daha Olgun Ergonomi: Sınıfının En İyilerinden Biri Tuşlar ve Kontroller: Artık Daha Akıllı Haptic Feedback: Küçük Ama Etkili Detay Actions Ring: Gerçek Oyun Değiştirici Sensör ve Performans Bağlantı ve Çoklu Cihaz Deneyimi Batarya Performansı Yazılım: Gerçek Güç Burada Gerçek Kullanım Senaryoları 1. Ofis Kullanımı 2. Video Edit 3. Grafik Tasarım 4. Yazılım Geliştirme MX Master 3S vs MX Master 4 Satın Alma Yorumu Alınır Eğer: Alınmaz Eğer: Sonuç: Kime Hitap Ediyor?

    Üretkenlikte Yeni Zirve mi?

    Bilgisayar başında geçirilen saatler arttıkça, kullandığınız ekipmanların kalitesi doğrudan verimliliğinizi etkiliyor. Özellikle mouse gibi sürekli temas halinde olduğunuz bir donanım, hem konfor hem de hız açısından kritik rol oynuyor. Logitech’in yıllardır “premium üretkenlik mouse’u” segmentinde zirvede yer alan MX Master serisi, yeni modeli MX Master 4 ile çıtayı bir kez daha yükseltmeyi hedefliyor.

    Peki bu yeni model gerçekten devrimsel bir yükseltme mi? Yoksa zaten iyi olan bir ürünün makyajlanmış hali mi? Türkiye’deki kullanıcılar için fiyat/performans açısından mantıklı bir tercih mi? Tüm detaylarıyla inceleyelim.

    Logitech, MX Master serisinin ikonikleşmiş tasarım dilini bozmak gibi bir risk almamış. MX Master 4’ü ilk gördüğünüzde “evet, bu bir MX Master” diyorsunuz. Ancak detaylara indikçe küçük ama önemli değişiklikler fark ediliyor.

    Mouse, sağ el ergonomisine uygun şekilde tasarlanmış. Başparmak desteği, avuç içi dolgusu ve doğal el pozisyonunu destekleyen eğimli yapı hâlâ bu serinin en güçlü yönlerinden biri. Uzun süreli kullanımda bile bilek ağrısını minimuma indirmesi, özellikle günde 6-8 saat bilgisayar kullananlar için büyük avantaj.

    Yeni modelde dikkat çeken değişiklikler:

    Daha az kauçuk kaplama (uzun vadede soyulma sorununu azaltıyor) Daha sert ve dayanıklı plastik yüzey Daha rafine edilmiş tuş hissiyatı

    Önceki nesillerde bazı kullanıcıların şikayet ettiği “zamanla yapışkanlaşan yüzey” problemi büyük ölçüde çözülmüş gibi görünüyor.

    Ancak değişmeyen bir gerçek var:Bu mouse solak kullanıcılar için uygun değil. Ayrıca yaklaşık 140-150 gram ağırlığıyla hafif bir model de sayılmaz. Bu ağırlık masa kullanımında stabilite sağlarken, taşınabilirlik açısından dezavantaj yaratıyor.

    MX Master serisinin bu kadar popüler olmasının en büyük nedeni ergonomi. MX Master 4 de bu geleneği sürdürüyor.

    Eliniz mouse’un üzerine “oturuyor”, sıkmak zorunda kalmıyorsunuz. Bu da uzun kullanımda ciddi bir konfor farkı yaratıyor. Özellikle:

    Grafik tasarımcılar Yazılımcılar Video editörleriiçin bu ergonomi farkı doğrudan performansa yansıyor.

    Başparmak bölgesindeki destek alanı, hem rahatlık sağlıyor hem de ek tuşlara erişimi kolaylaştırıyor. Logitech bu alana yeni bir işlev daha eklemiş: Actions Ring.

    MX Master 4, klasikleşmiş çift scroll tekeri sistemini koruyor:

    Ana scroll (dikey) Başparmak scroll (yatay)

    Ancak bu modelde en büyük yeniliklerden biri haptic feedback (titreşimli geri bildirim) ve Actions Ring sistemi.

    Mouse artık sadece fiziksel değil, dijital olarak da tepki veriyor. Scroll yaparken veya mod değiştirirken hafif titreşimlerle geri bildirim alıyorsunuz.

    Bu özellik ilk başta “gereksiz” gibi gelebilir ama kullanmaya başladıkça fark yaratıyor:

    Scroll modları arasında geçiş daha net hissediliyor Uzun listelerde gezinirken kontrol artıyor Video timeline’ında daha hassas hareket mümkün oluyor

    Kısacası bu özellik bir “oyuncak” değil, doğru kullanıldığında ciddi bir verimlilik aracı.

    Başparmak tuşuna bastığınızda ekranda dairesel bir menü açılıyor. Bu menüye istediğiniz kısayolları atayabiliyorsunuz.

    Örnek kullanım:

    Photoshop’ta araç değiştirme Premiere’de timeline kontrolü Excel’de hızlı komutlar Tarayıcıda sekme yönetimi

    Bu sistem, klavye kısayollarına olan bağımlılığı ciddi şekilde azaltıyor. Özellikle tek elle hızlı işlem yapmak isteyen kullanıcılar için büyük avantaj.

    MX Master 4, 8000 DPI seviyesine kadar çıkabilen Darkfield sensör kullanıyor. Bu sensörün en büyük avantajı şu:

    Cam yüzeylerde bile çalışabiliyor.

    Yani mousepad kullanmadan bile stabil performans alabiliyorsunuz. Türkiye’de birçok kullanıcı için bu önemli bir detay çünkü herkes profesyonel setup kullanmıyor.

    Ancak şunu net söylemek lazım:Bu mouse bir gaming mouse değil.

    Polling rate düşük Tepki süresi FPS oyuncular için yeterli değil Ağırlık rekabetçi oyunlara uygun değil

    Ama zaten bu mouse’un amacı oyun değil, üretkenlik.

    MX Master 4:

    Bluetooth Logi Bolt USB alıcıile çalışabiliyor.

    En önemli avantajlardan biri ise multi-device desteği:

    Aynı anda 3 cihaza bağlanabiliyor Tek tuşla geçiş yapabiliyorsunuz

    Daha da etkileyici olan: Flow teknolojisi

    Bu özellik sayesinde:

    Bilgisayarlar arasında mouse ile geçiş yapabiliyorsunuz Dosya sürükleyip bırakabiliyorsunuz

    Örneğin:Laptop’tan masaüstüne dosya taşımak için USB kullanmanıza gerek kalmıyor.

    Logitech bu konuda yine iddialı:

    Tek şarjla yaklaşık 60-70 gün kullanım 1 dakikalık şarj ile birkaç saat kullanım

    Gerçek kullanımda:

    Yoğun kullanıcılar için bile haftalarca şarj gerektirmiyor USB-C üzerinden hızlı şarj ediliyor

    Bu da özellikle kablosuz kullanımda büyük bir konfor sağlıyor.

    MX Master 4’ün tüm potansiyelini ortaya çıkaran şey Logi Options+ yazılımı.

    Bu yazılım sayesinde:

    Her tuşa farklı görev atayabiliyorsunuz Uygulamaya özel profil oluşturabiliyorsunuz Scroll davranışını değiştirebiliyorsunuz

    Örneğin:

    Photoshop açıldığında tuşlar otomatik değişiyor Excel’de farklı fonksiyonlar aktif oluyor

    Ancak burada bir dezavantaj var:Yazılım olmadan mouse’un yarı gücünü kullanıyorsunuz.

    Ayrıca bazı kullanıcılar zaman zaman:

    Yazılımın arka planda kapanması Profil geçişlerinde gecikmegibi sorunlar yaşayabiliyor.

    Word, Excel, tarayıcı kullanıyorsanız:

    Scroll hızı Yatay kaydırma Kısayol tuşları

    ciddi zaman kazandırıyor.

    Premiere Pro veya DaVinci Resolve kullananlar için:

    Timeline kontrolü Zoom işlemleri Hızlı kesme komutları

    çok daha akıcı hale geliyor.

    Photoshop ve Illustrator’da:

    Hassas kontrol Kısayol entegrasyonu Katman yönetimi

    çok daha pratik.

    Kod yazanlar için:

    Sekme geçişi Kopyala-yapıştır optimizasyonu Çoklu ekran kontrolü

    günlük işleri hızlandırıyor.

    En kritik soru:“3S varken 4 alınır mı?”

    Cevap tamamen kullanım senaryonuza bağlı.

    MX Master 4:

    Haptic feedback Actions Ring Daha güçlü bağlantı

    sunuyor.

    Ama:

    Temel kullanımda fark çok büyük değil

    Eğer MX Master 3S kullanıyorsanız:Yükseltme şart değil

    Ama sıfırdan alacaksanız:MX Master 4 daha mantıklı bir yatırım

    Günlük bilgisayar kullanımınız 6 saatten fazlaysa

    İşiniz mouse’a bağlıysa

    Üretkenlik sizin için önemliyse

    Sadece internette geziniyorsanız

    Oyun oynuyorsanız

    MX Master 4, herkes için yapılmış bir mouse

    Bu ürün:“Mouse benim işim” diyenler için

    Eğer siz:

    Video edit yapıyorsanız Kod yazıyorsanız Tasarım yapıyorsanız

    bu mouse gerçekten hayatınızı kolaylaştırır.

  • 1 Konu
    1 İleti

    PHOTOSHOP Hakkında Yardımlaşabiliriz.
    Konu Altına Yorum Yazabilirsiniz.!
    d35xgjx-8a50aa7a-d567-4b62-8dec-c2fa9e577a43.gif