NİZAM EREN YAZDI: SİNEMA VE YAPAY ZEKÂ SEMPOZYUMU -1
-

TC. Kültür Bakanlığı ve Sinema Genel Müdürlüğü destekli SESAM (Sinema Eser Sahipleri Meslek Birliği) geçtiğimiz hafta iki gün boyunca bir sempozyum düzenledi.
Çok değerli konuşmacıların alanında paha biçilemez bilgiler paylaştığı bu sempozyumun en kayda değer yanı, katılımcı sayısının iki elin parmakları kadar oluşuydu.
Bir Yapay Zekâ’dır gidiyor.
Nedir bu Yapay Zekâ?
İki günün sonunda okuyucularımıza tanımı yapılacak olsa şunu derdim:
Yapay Zekâ, insanoğlunun geçmişten bugüne dek yazdığı, çizdiği, tasarladığı, düşüncelerini kayda geçirdiği her şeydir.
Burada belirleyici olan insanın kendisi. Komutu veren insan, isteyen ve yap diyen insan, dur dediğinde duran, sil dediğinde silen bir araçtır Yapay Zekâ.
Amerika ve Kanada’da telif hakları meselesi gündeme geldiğinde Yapay Zekâ bir araç olarak kabul edilmiş ve telif hakkını yaratıcı insana vermiştir. Yani motivasyon kaynağı kimse ‘o’dur.
Peki yapay Zekâ sanatçı olabilir mi? Ya da sayılabilir mi?
Hayır. Yapay Zekâ bir taklitçidir. Usta bir taklitçidir ama fırçayı tutan ressam gibi “yaratıcı” zekâya sahip değildir. Komut ile çalışır.
Hayatımıza bilgisayarın girdiği andan itibaren bilginin işleyişi farklı bir kulvara kaydı.
Bilgi birikimi denen kavram insanlık tarihi ile başlar. Milyonlarca yılı içerir. Dünün ve bugünün bilgisinin altında milyonlarca yıllık evrim yatar.
Sorun nedir peki?
Bilgiyi işlemek. Bilgiyi işleme becerisi.
- ve 16. yy. Rönesans ve Reform dönemi kırılma noktasıdır insanlık tarihinde.
Bunu 17. yy. Bilim Devrimi, 18 yy. Sanayi Devrimi takip etti. 21. yy. ise insanoğlunun kendi beynini makinelere teslim ettiği dönemdir.
Korkmalı mıyız?
Belki!
Isac Asimov’un 3.000’li yıllarda geçen ve geleceğimizi anlattığı olağanüstü değerli romanların birinde şöyle bir diyalog geçer:
Yapay Zekâ robotları kendi aralarında konuşur; “İnsanlar 2×2’nin 4 ettiğini öğrenmişler. Bu insanlar gelecekte bizim yerimize geçebilirler.”
Ben evrime kırk yıldır hep şu anlamı yükledim:
“Evrim, insanın kendini ve evrenini yok etmek için kurgulanmış bir doğa gerçeğidir.”
Zaman kavramını kısaca yazayım ki evrim ve evrimsel süreç daha iyi anlaşılsın.
1.500 yılda alınan yol son 50 yılda, son 50 yılda alınan yol ise 5 yılda aşıldı.
Gelecek 5 yıl sonra neler olacağını kestirmek bile zor.
Bildiğimiz şey ise sonumuz.
Sevgiyle – Dostlukla…
NİZAM EREN YAZDI: SİNEMA VE YAPAY ZEKÂ SEMPOZYUMU -1 yazısı ilk önce Marjinal Sinema Kültür üzerinde ortaya çıktı.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş