İçeriğe atla
  • Kategoriler
  • Güncel
  • Etiketler
  • Popüler
  • Kullanıcılar
  • Gruplar
Deriler
  • Light
  • Cerulean
  • Cosmo
  • Flatly
  • Journal
  • Litera
  • Lumen
  • Lux
  • Materia
  • Minty
  • Morph
  • Pulse
  • Sandstone
  • Simplex
  • Sketchy
  • Spacelab
  • United
  • Yeti
  • Zephyr
  • Dark
  • Cyborg
  • Darkly
  • Quartz
  • Slate
  • Solar
  • Superhero
  • Vapor

  • Varsayılan (Arayüz Yok)
  • Arayüz Yok
Daralt
Marka Logo
  1. Ana Sayfa
  2. Teknoloji & Donanım Haberleri
  3. Sinema ve Dizi Haberleri
  4. Kör inanç “Kurtuluş” olur mu?

Kör inanç “Kurtuluş” olur mu?

Konu Zamanlandı Sabitlendi Kilitli Taşındı Sinema ve Dizi Haberleri
1 İleti 1 Yayımlayıcılar 1 Bakış
  • En eskiden en yeniye
  • En yeniden en eskiye
  • En çok oylanan
Cevaplamak için giriş yapın
Bu başlık silindi. Sadece başlık düzenleme yetkisi olan kullanıcılar görebilir.
  • Ajan47undefined Çevrimdışı
    Ajan47undefined Çevrimdışı
    Ajan47
    yazdı Son düzenleyen:
    #1

    Kör inanç “Kurtuluş” olur mu?

    Berlinale, en dikkatle izlenen, dünyanın hemen tüm ülkelerinde yankılanan sinema festivallerinden biri. “Gastarbeiter” Türkiyeliler nedeniyle bir zamanlar “68. ilimiz” olarak kabul ediliyordu (artık 100’lere ulaşınca modası geçti), ancak sinemamız bu yılki kadar ses getirmemişti. Kazanılan başarıları hiçe saymıyorum, ama bu yıl “Sarı Zarflar” ile “Kurtuluş” iki büyük ödülü alınca gözler doğrudan “Yeni Türk(iye) Sineması”na döndü. Her iki yönetmeni de, filmi de, emeği geçenleri de kutluyorum. Muhakkak ki, tartışılacaktır, ama ateş olmayan yerden duman çıkmadığını da unutmamalı…

    İlker Çatak’ın, “Sarı Zarflar”ı Mart sonunda gösterime girecek, Emin Alper’in “Kurtuluş”u bu hafta giriyor. “Kurtuluş”, gerçek bir olaydan yola çıkan, yerelden evrensele ulaşan ve bunu gerçekten başarıyla aktaran bir film. Devletin, eline silah verdiği Hazeranlar köylerinde kalırken, silah yerine barışı isteyen Bezariler topraklarını terk etmişler. Sosyal, siyasal, ekonomik koşullar değişince eski köylerine dönen Bezariler, Hazeranlar’ı topraklarını terk etmeleri için uyarır. Hazeranlar’ın bağlı bilindiği tarikat şeyhi, daha sakin davranan, barışçıl yaklaşımı olan Ferit’e (Feyyaz Duman) karşı abisi olsa da Bezarilerden kız aldığı için gözden düşmüş Mesut (Caner Cindoruk) köylülerini yanına toplamayı başarır.

    Asıl sorunu gözden uzak tutan bağnazlıktır ve Mesut, bu bağnazlığı, düşlerine giren dedesinin verdiği fetvalarla birlikte çıkarcılığı da ileri sürerek Ferit’i postnişinden indirir. Ferit’in devletle (burada devlet, sadece askerdir, başka bir şey değil) arasını iyi tutmak için işbirliği yaptığını da hissettiriyor film bize. Yakalanan ve/veya öldürülen kişileri kimin askere bildirdiği üstü kapalı geçiyor. Rüyalar, rüyalarda görülenlerin yorumlanması ve bire bin katılarak çoğaltılan söylence iki köyün arasındaki “savaş”ı ve birinin diğerini yok etmesini doğuruyor.

    Filmin başarısı burada yatıyor zaten. Emin Alper, konuyu iyi yakalamış, iyi işlemiş ve yerelden evrensele taşımış. Başarılı bir kadro kurmuş, ilginç mekânlar bulmuş ve iyi yönetmiş. Görüntü yönetmenlerinin başarısı, hareketli ve yakın planlarda hemen fark ediliyor. Filmin ritmi hemen hiç düşmüyor, burada müziğin etkisini de göz ardı edemeyiz… Yani “Kurtuluş” ödülü hak etmiş.

    İnanç temelli bütün toplumlarda bu tür söylenceler vardır ve her seferinde de alabildiğine etkili olur. En gelişkin dediğimiz İskandinav ülkelerinde, ABD’de okulların taranması, insanların topluca katledilmesi, hatta toplu intiharlar böylesi tarikat şeyhlerinin “çözüm” önerileri olarak çıkıyor karşımıza.

    Anımsayanlar(ımız) vardır muhakkak. 1970’ler sonu 1980’ler başında, Avrupa’da Türk(iye) filmleri çok izleniyor ve yankılar yaratıyordu. Yine anımsayanlar(ımız) olacaktır: “Kilim mi, filim mi” ikilemi üzerinden tartışma büyüyordu… Avrupa’nın çok eskilerde kalan geleneksel yaşam biçimi bir yerlerde hâlâ sürüyordu ve insanlar doğal olarak merak ediyordu. Aradan geçen 50 yılda muhakkak ki sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik, kültürel çok şey değişti, ama inanç temelli yaşam etkinliğini sürdürüyor (kentlere de yayıldı). “Kurtuluş” ile Emin Alper’in bu bakışı savunduğunu ileri sürmüyorum… Zaten ödül törenindeki konuşması bunun bir kanıtı.

    Savaşan dünyanın (Ortadoğu bombardıman altında) sarmalından kör inançlarla baş edemeyeceğimiz gibi bir sonucu da var “Kurtuluş”un. Dikkate değer.

    Kör inanç “Kurtuluş” olur mu? yazısı ilk önce Marjinal Sinema Kültür üzerinde ortaya çıktı.

    1 Cevap Son cevap
    0

    • Giriş

    • Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

    • İlk ileti
      Son ileti
    0
    • Kategoriler
    • Güncel
    • Etiketler
    • Popüler
    • Kullanıcılar
    • Gruplar